İşte size güzel bir Rus kadını... Rusya'nın uzak kenti Kaliningrad'ın merkezi halinde benim çektiğim bir fotoğraftaki kalender hatun bence pek güzeldi. Ama Rus kadını deyince akla gelenin böyle olmadığını çok iyi biliyorum. Bu pazar yerinde ilk akla gelecek prototip Ruslar da var. Yani kısacık etekli, dizüstüne uzayan dar ve iğne topuk çizme giymiş, gömlek yakası epeyce açık, gencecik kızlar. Bu görüntüdeki yaratıklara bizim büyük şehirlerimizde ancak billboardlarda rastgeliyoruz. Geçenlerde Rusya'ya turist olarak gelen bir Türk hanım ''Nerede o meşhur güzeller, ben göremedim? " dedi. Bugünlerde başbakanımızın kullandığı bir söylemle cevap vereyim: Görmek istemeyen kadar kimse kör olamaz. Rus kadınları gerçekten çok güzeller. Ama acaba mutlular mı?
Evet, bence Türk kadınından daha da mutlular. Biz de abes bir şeymiş gibi karşılanan, hatta bazan küfür olarak kullanılan ''Feminist'' oralarda pek bilinen bir kavram değil. Bunun öğrenilmesine gerek olmamış da ondan bana kalırsa... Komünizm zamanında herkesin çalışması mecburiymiş. Bir kadın çocuğu olduktan sonra evine çekilip çalışmazlık etme hakkına sahip değilmiş. Şehirde gezerken, çöpçü, bahçe belleyen bahçıvan, kasap, boyacı, tramvay sürücüsü kadınlara şaşırmıyorsun. Belki o eski rejimin getirisi bu oldu. Tramvayı süren çıtıpıtı tayyörlü hanım, aracını durdurup, sırtındaki ceketini bir eliyle tutarak, mini eteğiyle, elindeki çubuğu kullanıp rayların makasını değiştirdi ve kurumlu kurumlu şoför makamına döndü. Biz de izledik. Garipsemedik. Oysa geçen gece Beyaz'ın programında ''taksi şoförü kadın'' aman ne de ilginçti görüşülüyordu.
Rusya'da ''kadın'' o kadar hayatın içinde ki... Hayatı her yönüyle bir insan olarak yaşıyor. Cinselliğini yaşamak da onun için lafı bile edilmeyecek kadar doğal. Burada onları o doğallıkta gördüğümüzde afallıyoruz. Türkiye'den uçağa binip Rusya'ya yalnız başına giden bir Türk kadınına rastlamak pek mümkün değildir. Ama uçaklar yalnız başına gidip gelen Rus kadınlarıyla dolu oluyor.
Genlerinden gelen güzellik bir yana, içine doğdukları toplum yapısı onların ''feminenliğini'' destekleyip, ''feministliğe'' gerek bırakmıyor. Pek çok sorunları da var. Ama aşacak güçleri de... Bizim kadınlarımızın da güçlü olabilmelerini isterdim. Görüşüme göre herşeyden önce gerçeği görüp, kabul etmek gerekiyor. ''Ben çok namusluyum, kocama çocuğuma saçımı süpürge ettim de kıymetim bilinmedi'' demek, gerçeklerden kaçmaktır.
Mehlika Şeyda
Yazar Unvan/Kaynak